Page 5 - İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü e-dergi 7.sayı
P. 5

İZMİR İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ                                                                                            SAYI: 7






                 Hayvan Besleme ve Sahiplenmenin Çocuk Psikolojisi

                            Üzerindeki Olumlu Etkileri

              İnsanlar  ve  hayvanlar  arasındaki  ilişkinin  kökenleri  tarihin
              en eski zamanlarına dayanır. İlk çağlarda insanlar; tarımda
              büyükbaş  hayvanları,  taşımacılıkta  bazı  yük  hayvanlarını,
              ürünlerinden  yararlanmak  için  küçükbaş  hayvanları  ya  da
              güvenlik amacıyla bazı koruma hayvanlarını evcilleştirmiştir.





              Zaman içinde bu maddeci anlayış yerini daha duygusal bir anlayışa bıraktı. Günümüz insanı, giderek mad-
              deleşen dünyasında, çıkarsız ve katıksız sevgiyi artık diğer insanlarda bulamadığını düşünüyor. Bu sebeple-
              dir ki insanlar, hayvanları bir özelliklerinden yararlanmak için kullanmayı bırakarak onları bir dost ya da
              sosyalleşme nesnesi olarak görmeye başladı.


              Modern toplumda ev hayvanlarının hem sayısı hem de çeşitliliği artmış, kedi ve köpeklere ek olarak balık,
              kaplumbağa, hamster, bukalemun gibi pek çok hayvan da bu yelpazeye dâhil olmuştur.


              Evcil hayvanlar, hayatı daha anlamlı kılan sevimli canlılardır. Sevgiyi temsil ederler. Onları sevmek, müm-
              künse evde beslemek çok güzel bir uğraştır. Evcil hayvanlar insana ruhsal destek sağlar. Bir pofuduk kediyi
              ya da tombik bir köpeği okşamanın zevkini herkes bilir. Hayvanlara yardım ve iyilik, insanı da yüceltir.

              Kaldı ki hayvan beslemek kadar onları izlemek de iyi hissetmemizi sağlar. Sosyal medyada en çok izlenen

              videoların evcil hayvan videoları ile onların çocuklarla olan neşeli ve doğal görüntüleri olduğu herkesçe
              bilinir.

              Ayrıca kültürel ve dini olarak bakıldığında da ulusumuzun hayvanlara bakışının olumlu olduğu, hem dinimi-
              zin hem de dinden bağımsız olarak kültürümüzün evcil hayvan bakımını ve hayvan sevgisini desteklediği bir
              gerçektir.


              Peygamberimizin bir kedisi olduğu, en önemli hadis nakledicilerinden Ebu Hureyre’nin adının “Kedilerin
              Babası” anlamına geldiği düşünülürse bu durum daha da somut olarak anlaşılabilir.


              Gelişmişlik ve akademik başarıda dünyanın üst sıralarında yer alan bazı ülkelerle ilgili yapılan güncel araş-
              tırmalara bakıldığında Amerika Birleşik Devletleri’ndeki her 3 aileden birinin evinde en az bir evcil hayvan
              olduğu, Kanada'da ise evlerin % 35'inde köpek, % 38'inde ise kedi bulunduğu bilgilerine ulaşmaktayız.












                                                            1
   1   2   3   4   5   6   7   8   9   10