İZMİR İL MİLLÎ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ

İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü Bünyesinde 2023 Eğitim Vizyon Bilgilendirme ve Tanıtım Toplantısı Gerçekleştirildi

İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü Bünyesinde 2023 Eğitim Vizyon Bilgilendirme ve Tanıtım Toplantısı Gerçekleştirildi

İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü Bünyesinde 2023 Eğitim Vizyon Bilgilendirme ve Tanıtım Toplantısı Gerçekleştirildi

İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde 2023 Eğitim Vizyon Bilgilendirme ve Tanıtım Toplantısı düzenlendi.

Üç oturum halinde gerçekleştirilen toplantının ilk oturumu öğretmenlere, ikinci oturumu velilere, üçüncü oturumu ise okul yöneticilerine yönelik olarak gerçekleştirildi.

İlk iki oturumu İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü 15 Temmuz Şehitleri Konferans Salonunda,  üçüncü oturumu ise Konak Atatürk Kültür Merkezinde düzenlenen 2023 Eğitim Vizyon Bilgilendirme ve Tanıtım Toplantısına; İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Ömer Yahşi, Milli Eğitim Bakanlığı Danışmanı ve Bülent Ecevit Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Turgay Öntaş, Dumlupınar Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Metin Demir, Uşak Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Gökhan Demirhan, Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Ergün Akgün ve Uşak Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erol Duran katıldı.

Eğitimi Bir Bütün Olarak Ele Almalıyız

Stratejik hedeflerden oluşan 2023 Eğitim Vizyonu video sunumunun ardından açılış konuşmasını yapan İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Ömer Yahşi, “Eğitim, insanın medeniyet yolculuğundaki mürşididir. Her daim dinamik, her daim değişim ve dönüşüm içinde olan eğitim olgusu sadece bizim değil tüm insanlığın ortak arayışıdır. Milletlerin ortak muhayyilesi mutlaka, bir noktada eğitimle kesişir. Binlerce yıllık kendimizi keşif serüvenimizde, ilim ve ahlakı aynı potada birleştirme arzumuz, hep daha iyiye ulaşma noktasında en büyük itici gücümüzdür.” dedi.

Yahşi, eğitim sisteminin ciddi ve kendinden emin bir dönüşüm sürecinde olduğunu ifade ederek “Bakanlığımızın 2023 Eğitim Vizyonunun temel amaçları doğrultusunda, öğrencilerimizi evrensel bir zeminde, kökleri vatan toprağında, dalları dünyanın her köşesine uzanan bireyler olarak yetiştirme temayülündeyiz. Bu toprakların sesini, sözünü, hayallerini, rüyalarını bu sınırların çok daha ötesine taşımanın derdindeyiz. Bu yolculukta çağın aklı ve realitesini rehber edinmeliyiz.” dedi.

“Bugün burada Sayın Bakanımızın 2023 Vizyon Belgesinin eğitimin tüm paydaşlarıyla paylaşılması adına toplandık. Eğitimi bir bütün olarak ele almamız gerekir.” diyen İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Ömer Yahşi, eğitimin hiçbir paydaşının dışarda bırakılmaması gerektiğini kaydetti.

Yahşi, “Eğitim politikalarımızı, 850 bin öğrencimiz ve 60 bin öğretmenimizle insicam içinde yürütüyoruz. Bizler akademik başarının yanında spor, kültür, sanat alanında da başarılara imza atan bir gençliği yetiştirmeyi hedefliyoruz. Geçtiğimiz yıl ‘Taçlanan Başarılar’la uluslararası pek çok alanda derece elde etmiş 650 öğrencimizin başarılarını taçlandırırken velilerimizin haklı gururuna da ortak olduk. Bizler aklıselim, kalbi selim, zevkiselim bireyler yetiştirmek üzere yola çıktık. Bu anlamda merhameti kuşanmış, şefkati, bakış açısı, ufku ve girişimcilik ruhuyla gelecekte söz sahibi olacak bir nesille geleceğin sanatkârlarını, sporcularını ve bilim insanlarını yetiştireceğiz.” dedi.

“‘Eğitim, zihin, ruh ve şahsiyet inşasıdır.’ fikrinden yola çıkarak yalnızca bilgiyi değil umudu, sanatı, kültürü, iyiliği de onların ruhlarına bir nakış gibi işleyeceğiz. Ben inanıyorum ki, çocuklarımız tarihin seyrini değiştiren buluşlara imza atan ecdadımızın izinden gidecekler ve ilimle başladığımız bu yolculuğu modern bilimin zirvesine taşıyacaklar. Biz çocuklarımıza inanıyor ve güveniyoruz. Gençlerimizi her yönden beslemek ve onlara çok yönlü eğitim vermek öncelikli hedefimiz. Üretim kısıtlılığı yaşayan, teknolojinin kıskacında yetişen gençlerimiz için projeler üretiyoruz. İZKA destekli Genç Başarı Vakfı ile birlikte yürüttüğümüz Genç Bizz Liselerarası Girişimcilik Programında liseli öğrencilerimiz, sanal ortamda şirket kuruyor. Programın geçen yıl ulusal ve uluslararası alandaki birincisi İzmir’den çıktı. Biz bu konuda sadece gençlerimizin önünü açtık ve onlardaki o potansiyeli gördük. Öğrencilerimiz bu tür çalışmalar sayesinde takım ruhuyla çalışmayı, girişimci olmayı ve paylaşmayı öğreniyorlar.” diyen Yahşi, eğitimde feda edilecek tek bir bireyin dahi olmadığı gerçeğini vurguladı.

Yahşi, sözlerine şöyle devam etti: “İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü olarak 120 okulumuzda spor kulübü açılması için Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile protokol imzaladık. Okullarımıza hiçbir maddi külfet getirmeden, gençlerimizin sporun bir dalı ile ilgilenmeleri için onları mahalleye davet ediyoruz. Çocuklarımızı bilgisayar oyunlarına mahkûm etmemek adına geleneksel çocuk oyunlarını EBA’ya yükleyerek yeniden hayata geçirdik. Son iki yılda okullarımızda tekli eğitim oranını %55’ten %81’e çıkardık. Mesleki ve teknik eğitimde %57 oranı ile Türkiye birincisiyiz. Türk kültüründe ve spor tarihinde oldukça önemli ve ayrı bir yere sahip olan ata sporumuz okçuluğu gençlerimize öğretmek adına Okçular Vakfı ile protokol imzaladık. Protokol kapsamında 30 ilçemizdeki 60 okulda 120 öğretmenimiz eğitim almaya başladı. Bugün kulak vereceğimiz, bize değer katacak olan hocalarımız ile eğitim çalışmalarımızdaki çıtayı daha da yükselteceğiz. Bugün Sayın Bakanımız ile birlikte çalışan çok değerli hocalarımızı sizlerle buluşturuyoruz. Herkes için keyifli ve motivasyonu yüksek bir program olmasını temenni ediyorum.” diyerek sözü uzmanlara bıraktı.

Vizyon Belgesini Eğitimin Tüm Paydaşlarıyla Birlikte Hayata Geçireceğiz

Milli Eğitim Bakanlığı Danışmanı ve Bülent Ecevit Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Turgay Öntaş, “Öğretmenlik mesleği, insana dokunduğu için, toplumsal itibar anlamında en üst seviyede. Bakan Bey, göreve geldikten sonra ülkemizde tüm kesimlerde oluşan olumlu hava eğitime de pozitif anlamda yansıyor. Milli Eğitim Bakanımız Sayın Ziya Selçuk gibi ekibi de öğretmen kökenli, sahada çalışmış ve alanında uzman kişiler. Bakanımız, eğitimin içinden geldiği için, öğretmene, öğrenciye, veliye ve eğitimin tüm paydaşlarına ayrı bir önem veriyor. 2023 Vizyon Belgesinin hayata geçirilmesinde en büyük destekçimiz siz değerli öğretmenlerimiz, velilerimiz ve okul yöneticilerimiz olacak. Vizyon Belgesini eğitimin tüm paydaşlarıyla birlikte hayata geçireceğiz.” diyerek ancak tüm paydaşların benimsemesiyle Vizyon Belgesinin başarıya ulaşacağını ifade etti.

Öntaş, “Vizyon Belgesinde hepimizi yakından ilgilendiren pek çok gelişme var. 2023 yılına kadar ülkemizde eğitim adına ne yapılacaksa hepsinin bir yol haritası çizildi. Sayın Bakanımız hesap verilebilirlik ve şeffaflık ilkesinden yola çıkarak hiçbir sürprizle karşılaşılmayacağının garantisini verdi.” diyerek yoğun katılımlarından dolayı herkese teşekkür etti.

Paradigma Taktığımız Şeffaf Gözlüktür

2023 Vizyon Belgesinin felsefe, temel politikaları, insan kaynakları, öğrenme analitiği, erken çocukluk, temel eğitim ve ortaöğretim gibi pek çok yönüyle ele alındığı toplantıda Dumlupınar Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Metin Demir “Paradigma Değişimlerinin Eğitime Yansıması” konulu bir sunum yaptı. Demir, ekonomiden eğitime kadar her alanda paradigma değişikliği yaşandığını belirterek başladığı konuşmasında “Paradigma, en temel anlamıyla taktığımız şeffaf gözlüktür. Kültür, coğrafya, aldığımız eğitim, aile, çevre bu gözlüğü oluşturan unsurlar. Paradigma, felsefenin üzerinde bir bakış açısıdır. Vizyon Belgesinde insanı merkeze alan bir paradigma oluşturulması amaçlanıyor. İnsan, madde ve manadan oluşan çift kanatlı bir varlıktır.” dedi.

Bilim felsefesi üzerinden örnek veren Demir, “Piramidin en altında, en temelde, dil, matematik ve mantık var. Bilimin konusu yalnızca gözlenebilir ve ölçülebilir süreçlerdir. Bu nedenle bilimin başladığı yer fiziktir. Fizikte veya başka bir alanda herhangi bir olgu değiştiğinde bu, sosyal bilimleri de eğitimi de etkiler. Piramidin en tepesinde ise eğitim yer alıyor. İşbirlikçi öğrenme, yapılandırmacı yaklaşım gibi her yöntem, bir problemden ortaya çıkar. Sayın Bakanımız, 2005 yılında Talim Terbiye Kurulu Başkanı iken öğretim programlarında değişikliğe gidilerek aktif öğrenme sistemlerinden yapılandırmacı yaklaşıma geçildi. Bu yaklaşımda gönderilen uyarıcının her çocuktaki etkisinin farklı olduğu kabul edilir. Çünkü her çocuğun ailesi, kültürü, çevresi farklıdır. Bu nedenle aynı uyarana hepsi farklı tepkiler verebilir.” diyerek bu anlamda öğretmen, öğrenci ve velilerden alınacak dönütlerin çok önemli olduğunu kaydetti.

Kendini Bilen ve Tanıyan Bireyler Yetiştirmeliyiz

Uşak Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Gökhan Demirhan, 2023 Vizyon Belgesindeki temel politikamız, okul gelişim modeli, insan kaynaklarının yetiştirilmesi ve geliştirilmesi ve finansman konularına değindi. “Vizyon Belgesindeki birinci temel politikamız, bireyin kendini bilmesi ve tanımasıdır.” diyerek bu kavramların üzerinde durdu.

“Kendini bil! Latincesi ‘Nosce Te İpsum’ olan sözdür. Bu söz, yüzyıllar önce Delhi’de Apollon tapınağının girişinde Latince olarak alınlık denilen yerde yazılıdır. Sinema tarihinin en ses getiren filmlerinden biri olan Matrix filminde de Neo’nun kâhini ziyaret ettiği sahnede evde mutfak kapısının üzerinde bu iki kelime karşımıza çıkar. Bu söz, Platon’un hocası olan Sokrates’in öğretisinin de özünü oluşturmaktadır. Yunus Emre’nin ‘İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir. Sen kendin bilmezsin, ya nice okumaktır.’ sözünün manası, felsefeciler tarafından halen tartışılıyor. Buradaki okumak, insanın kendini ve çevresini tanımasıdır. Mizaç ve yeteneklerinin farkına varıp, diğerleriyle çıkılan yolculuğu kişiselleştirmektir. Her öğrenci, kendini bilerek ve tanıyarak potansiyelini ortaya çıkartabilir. Günümüzde herkesin öğrenebilir olduğunu kabul ediyoruz. Herkes, her şeyi bir dereceye kadar öğrenebilir.” diyen Demirhan, yeteneğin, öğrenme derecesi ve hızını belirlemede en önemli unsur olduğunun altını çizdi.

Eğitim Sisteminde Nicelik Yerine Nitelik Önemli

Demirhan, “Bu yolda yalnız değiliz, yol arkadaşlarımız var. Çocuğun içindeki merak, cesaret ve tutkudan oluşan varoluşsal müfredat ortaya çıkartılmalıdır. Merak, fıtratımızda var, cesaret ise özgürlüğün yükünü taşıyabilmeyi ve onu benimseyebilmeyi gerektirir. Tutku ise tasavvufta aşk olarak karşımıza çıkan, hep daha iyisini, daha güzelini isteyen yönümüzdür.” diyerek eğitimin kişiselleştirilmesi gerektiğini ifade etti.

“Bir diğer temel politikamız ise çağı yakalamaktır. 20. yüzyılda verimlilik önemliyken 21. yüzyılda bunun yerini etkililik aldı. Eğitim sisteminde nicelik yerine nitelik önemli hale geldi. Homojenize edilmiş yığınlar yerine nitelikli bireyler yetiştirmeliyiz. Okul, her çocuğun kendi mizacını ve yeteneğini keşfettiği heterojen bir ekosistemdir. Okullar, yetişkinlerin belirlediği normlardan bağımsız olmalıdır. Çünkü okul, canlı bir organizmadır. Çocuklarımızın farkını kabul edip bu farkları desteklememiz ve geliştirmemiz gerekiyor. Her çocuk, genetik, biyolojik ve mizaç yapısı, zekâsı, duygusal, psikolojik ve sosyal gelişimi bakımından biriciktir.” diyen Demirhan, bu nedenle okulun heterojen bir yapıda olması gerektiğini vurguladı.

Demirhan, “Eğitim, bireylere gelecekte ihtiyaç duyulacak olan toplumsal ve bireysel becerileri kazandırmayı değil, bugün mutlu, özgür, saygın, doğayla uyum içinde yakın ve uzak çevresine faydalı inovatif birer insan yetiştirme çabasındadır. Gelecekte ne olacağını, hangi, mesleklerin var olacağını bilemeyiz. Bunu, yoldayken göreceğiz, yaklaştıkça sezeceğiz. O nedenle bugün önemli. Eğitimde bugüne odaklanmalıyız. Batı medeniyetinin bize sunduğu makbul insan tasarımından çıkmalıyız. Bu nedenle şimdiye kadar inovasyon anlamında bir yenilik başlatamadık. Artık o yoldan çıkıp kendi yolumuzu çizmeliyiz. Kendi yolumuzu çizmek demek, dünyadan kopuk apayrı bir dünya kurmak demek değildir. Yolumuzun bizden olması, köklerini bize dayandırması gerekir.” diyerek çocuklara değişim becerisi kazandırmanın öneminden bahsetti.

“Tüm bunları gerçekleştirmede pek çok avantajımız var. Politik avantajlarımız, problemin varlığının kabullenilmesi, yüksek beklentiler, toplumsal destek, siyasi ve bürokratik destek ve ekonomik gücümüz bu avantajların başında geliyor. Önümüzdeki tek engel ise değişime karşı gösterdiğimiz direnç.” diyen Demirhan, Vizyon Belgesinin tüm paydaşlar tarafından benimsediğinde başarının kaçınılmaz olduğunu sözlerine ekledi.

Önemli Olan Varılan Yer Değil, Kat Edilen Mesafedir

Okul gelişim modelinin daha fazla yerelleşme ve daha fazla yetki devri esasına dayalı olduğunu ifade eden Demirhan, “Her okul müdürü, kendi okul gelişim modelini oluştururken koşullarını, sınırlılıklarını, farklılarını ve güçlü yönlerini önceliklendirerek gerçekçi bir yol haritası planlayacak. Önemli olan varılan yer değil, kat edilen mesafedir. Okulu, mevcut durumdan bir adım öteye dahi taşıyabiliyorsak bu, bir başarıdır. Okulların finansmanında da yerelleşme, yetki devri ve özerklik olacak.” dedi.

Öğretmen ve okul yöneticilerinin mesleki gelişiminin de Vizyon Belgesinde önemli bir yere sahip olduğunun altını çizen Demirhan, “Eğitim fakültelerinin yüzdelik dilimi yükseltilecek, öğretmenlik mesleği cazip hale getirilecek. Öğretmenlerin hizmet içi eğitimler ve lisansüstü programlarla sertifika almaları ve yan dal sahibi olmaları teşvik edilecek. İnsan kaynaklarının verimli kullanılması ve öğretmenlerin özlük haklarını iyileştirmek adına ‘Öğretmenlik Meslek Kanunu’ çıkartılacak.” diyerek mesleki anlamda kendini geliştiren öğretmenlerin de taltif edileceği bilgisini verdi.

Teknolojiyi Kendimize Yararlı Hale Getirmemiz Gerekiyor

Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Ergün Akgün, “Öğrenme Analitiği Araçlarıyla Veriye Dayalı Yönetim” konulu sunumunda hayatımızdaki tüm kararların veriye dayalı olarak alındığını söyledi. “Aslında hepimiz birer veri madencisiyiz, gündelik hayatta tüm kararlarımızı veriye dayalı olarak alıyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı da veriye dayalı yönetim modelini benimsiyor. Veriye dayalı yönetimin uygulanabilmesi için en kritik pozisyonda öğretmenler yer alıyor. Verileri doğru işleyip doğru analiz edemezsek ilerleyemeyiz.” diyen Akgün, teknolojiyi kendimize yararlı hale getirmemiz gerektiğini ifade etti.  

Akgün, “Bakanlık olarak, daha önce kullanılmayan ve hâlihazırda kullanılan tüm sistemleri birleştirip veriyi toplayarak işleyeceğiz. Kullanılan veri tabanları sadeleştirilip bütünleştirilecek, bürokratik iş yükü azaltılacak ve öğrenme analitiği platformu yapılandırılacak. Öğrencinin bir sonraki yıl, derslerindeki başarısını %80 oranında doğru tahmin eden bir sistem sayesinde bu veri, veliye, öğrenciye ve öğretmene aktarılarak dönüt verilecek. Çocuğun e-portfolyosundan yola çıkılarak bu veriler, mesleki yönlendirmede de kullanılacak.” dedi.

Aklın ve Kalbin Tekilliğini Yakalamalıyız

Uşak Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erol Duran, beceri ve tasarım atölyelerinin tüm okul kademe ve türlerinde kurulacağını ifade ederek “Bir meslekle ilişkilendirilerek kurulacak olan bu atölyeler, öğrencilerin yaratıcılık ve el becerisini geliştirmesi açısından çok önemli. İnsanın kendini bilmesi, akıl ve kalple bir çalışması, yerel ve evrensel boyutta düşünmesi gerekir. Beceri ve tasarım atölyeleri, çocukların sportif, sanatsal, kültürel çalışmalarını yapabileceği, el becerisi kazanabileceği, her yörenin kendine özgü becerilerini ortaya çıkarabileceği işlikler olacak. Vizyon Belgesinde şahsiyetin ve iradenin öneminden bahsediliyor. Sanat, spor ve edebiyatın en az bir dalı ile ilgilenen çocuğun şahsiyeti gelişir. Çünkü şahsiyet, yalnızca duygu dalgalanmaları ile oluşur.” dedi.

Okullarda ders saatlerinin ve çeşitlerinin azaltılarak derinleşmeye, kişiselleştirmeye ve uygulamaya daha fazla zaman ayrılacağını ifade eden Duran, eğitim sisteminde çocuğun kendini bulmasıyla ilgili çalışmalara ağırlık verileceğini kaydetti.

Vizyon Belgesinin stratejik hedefleri ile bilgi veren Doç. Dr. Erol Duran sözlerine şöyle devam etti: “5 yaş erken çocukluk eğitiminde zorunlu olacak. Okul öncesi eğitimde ortak kalite standartları belirlenecek. Kırsal kesimdekilerin okula erişimi için esnek zamanlı ve alternatif ders saatleri getirilecek. Temel eğitimde kurulacak olan okul mahalle spor kulüpleri ile çocukların zihinsel ve bedensel yönden gelişimi desteklenirken onları bilgisayar başından kaldırıp aktif spora yönlendirmeyi hedefliyoruz. Dilimizin korunması, temel eğitimin omurgası olacak. Çocukların değerlendirilmesi, not yerine beceri temelli etkinlikler doğrultusunda yapılandırılacak. Özel eğitimde mobil platformlar kurularak yerel yönetimlerle ortak çalışmalar yapılacak. Özel yetenekli öğrenciler için Bilim ve Sanat Merkezleri yeniden tasarlanacak, ileri öğrenme düzeyi ile ilgili materyal ve model geliştirilecek. Yabancı dil eğitiminde tek tip uygulamadan vazgeçilerek mobil teknoloji ile desteklenen ve bölgenin ihtiyacına uygun olarak şekillendirilen bir dil eğitimine geçilecek. Ortaöğretimde ders çeşitliliği ve saatleri azaltılacak, öğrenciler kendi yetenek ve mizacına uygun dersleri seçebilecek. Fen ve Sosyal Bilimler Liselerinde çalışan öğretmen ve okul yöneticileri için kriterler belirlenecek. Bu okullarda öğrenim gören öğrenciler, üniversitelerin laboratuvarlarından faydalanabilecek. İmam Hatip okullarında Arapça ve İngilizce yaz okulu açılacak, akademik ders saati ve türü azaltılacak. Mesleki eğitimde döner sermaye gelirinden alınan %15’lik kesinti, %1’e indirilecek. Türkiye’nin rekabet gücü yüksek milli savunma sanayi sektörüne ara elaman yetiştirilecek. Öğrencinin pratik olarak gerçek iş ortamlarında kalma süresi artırılacak. Üretilen başarılı projelere mikro kredi desteği sağlanacak. Hayat boyu eğitimde ise örgün eğitim çağı dışına çıkmış bireyler için müfredat sadeleştirilecek.”

Uşak Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erol Duran, “Her eğitim sistemi, öğretmenlerin omuzlarında yükselir. Çağın ve geleceğin beceriyle donanmış ve bu donanımı insanlık hayrına sarf edebilen, bilime sevdalı ve ahlaklı çocuklar yetiştirmeliyiz. Aklın ve kalbin tekilliğini yakalamalıyız.” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

Eğitim yöneticileri, öğretmenler ve veliler tarafından büyük bir ilgiyle takip edilen 2023 Eğitim Vizyon Bilgilendirme ve Tanıtım Toplantısı, katılımcılardan gelen önerilerin ardından soru cevap şeklinde devam etti.

22-11-201822-11-201822-11-201822-11-201822-11-201822-11-201822-11-201822-11-201822-11-201822-11-201822-11-201822-11-201822-11-201822-11-201822-11-201822-11-201822-11-201822-11-201822-11-201822-11-201822-11-201822-11-201822-11-201822-11-201822-11-201822-11-201822-11-201822-11-201822-11-201822-11-2018

Fevzipaşa Mh. 452 Sk. No 15 Kemeraltı Katlı Otopark Arkası Konak / İZMİR - 0232 280 35 00

MEB © - Tüm Hakları Saklıdır. Gizlilik, Kullanım ve Telif Hakları bildiriminde belirtilen kurallar çerçevesinde hizmet sunulmaktadır.